1 Kasım 2007 Perşembe

iso standartlarında hayal kurmak

hayat iste akip gidiveriyor, bir de bakmissin meger son gunnunmus bugun, haberin yokmus.
gercekler, bizi hep cevreleyiveren ve bazen gormek istemedigimiz farkli gormeyi tercih ettigimiz. oysa mutsuzluk ve yalnizlik insanin tercihidir.

bazen bir sablon yartiriz kafamizda pek bilmedigimiz, tanimadigimiz golgeleri yerlestirip bu sablona seyredaliriz o gercekmis gibi. oysa ertelmek gercekle yuzlesmeyi bir sey degistirmez, karsilastigimiz andaki sarsintinin siddeti disinda. ve boylece cok, basit apacik bir gercegi yuksek siddetli bir depreme cevirir enkazin altinda aci cekeriz.
en guzeli bastan izin vermek, buyur etmektir gercekleri kucuk hayal dunyamiza. iyi de ne anlami kalir o zaman hayal kurmanin? peki ya ne anlami var hayalsiz yasamanin? iste butun tilsim bu ikisi arasindaki dengeyi bulmada hayalleri gelecegin hedefleri ve dusleri olarak sekillendirmede.
yine de bir ses bagiriyor, kiziyor, tum hirsiyla yakip yikiyor "bana soyleyimezsin nasil hayal kuracagimi, onun da tarifini yapamaz, kullanim klavuzunu yazamazsin!", diye. e kalbimle aklim kendi aralarinda didise dursun elbette ne mumkun iso standartlarinda yasamak.
bize yine oylesine, pesi sira kostururcasina zamanin, suyun akisinda, spontan yasamak duser.

Hiç yorum yok: